BESİN DEĞERİ YÜKSEK GIDALAR SEÇEREK DENGELİ BESLENMEK

Aldığınız kalorilerin, vücudunuz için gerekli besin maddeleri içerdiğinden emin olmanız gerekir. Bu, besin değeri olarak bilinir.

Çocukları okula bırakıp işe yetişirken ve günün stresiyle uğraşırken iyi beslenmeye dikkat etmenin bazen zor olabileceğinin farkındayız ama bu son derece önemli bir konu ve e iyi beslenmenin mutlaka karmaşık olması gerekmiyor.

Aslında son derece basit: “denge” sözcüğüne odaklanmanız yeterli.

Her bir kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği size dengeli bir öğünle iyi beslenme fırsatı sunar. Burada önemli olan aldığınız kalorilerin vücudunuzu yenilemek ve yeniden yapılandırmak için gerekli besinlerden alınmasını sağlamaktır, biz buna “besin değeri” diyoruz. Beslenme programınızın daha çok besin değeri yüksek gıdalardan oluşması ve yağ veya şeker gibi besin maddelerine kıyasla kalori düzeyi yüksek olan “yüksek kalorili” gıdaların mümkün olduğunca az tutulması idealdir.

Herbalife Nutrition Formül 1 Shake’ler dengeli bir öğünden alacağınız tüm besin maddelerini içerir. Protein, karbonhidratlar, yağlar ve vitaminler kilo kontrolünü lezzetli bir şekilde desteklemek üzere özel olarak seçilir. Formül 1’de, bezelye proteini izolatı vardır. Shake tükettiğinizde shake çeşitlerinin içerdiği her bir kaloriyle birlikte vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besin maddelerini de almış oluyorsunuz. Shake’ler, farklı aroma tercihlerini karşılamak üzere kişiye özel hale getirilebilir ve günlük besin ihtiyaçlarını karşılamak için arzu edilen meyve veya sebzeyle karıştırılabilir.

Herbalife Nutrition Eş Başkanı ve Sağlık & Beslenme Birimi Başkanı John Agwunobi

Rekabet için BESLENME: Dayanıklılık Sporlarıyla Uğraşanlar 7/24 Yakıta İhtiyaç Duyarlar

Dayanıklılık sporu yapıyorsanız, en iyi şekilde performans gösterebilmek için birtakım özel beslenme ihtiyaçlarınız olacaktır.

  1. Sabahları yakıt alın. Antrenman ve yarışlar vücudu yıpratır ve güne karbonhidratlar, protein, vitaminler ve mineraller açısından dengeli ve sağlıklı bir öğünle başlamak, performansınız için güçlü bir temel oluşturur.
  2. Vücudunuzdaki sıvı miktarı, atletik performansınızı doğrudan etkilediği için sıvı depolarınızı doldurmanız son derece önemlidir. Elektrolitler de kasların fonksiyonunu destekler ve vücut ısısını düzenlemeye yardımcı olurlar. Yarışlar sırasında da sıvı alınması önemlidir ancak vücudunuzun sıvı dengesinin her zaman ideal seviyede olmasını sağlamak ve yarışın bir sonraki aşamasına geçmeden önce sıvı eksikliği çekmemek için gün boyu sıvı almayı ihmal etmemeniz gerekir. Sporcu içecekleri gereken sıvının yanı sıra terle kaybettiğiniz elektrolitleri de yerine koymanızı sağlar. Ayrıca yarış sırasında kasların çalışmasına yardımcı olmak için karbonhidrat da içerir.
  3. Karbonhidratlar egzersiz sırasında ihtiyacınız olan temel yakıtı sağlar ve vücudunuzun performansını sürdürmesi için son derece önemlidir. Bir dayanıklılık yarışının kralı kaloridir ve iyi bir performans için yeterli miktarda kalori almanız gerekir. Yarış öncesinde ve sırasında bol miktarda karbonhidrat almaya özen gösterin. Birkaç gün süren yarışlara katılan sporcuların iyi beslenmesi, aynı zamanda vücudun kolay toparlanmasını sağlar. Egzersiz sırasında karbonhidratların yanı sıra az miktarda protein almak vücudun toparlanma hızını artırmaya yardımcı olur.
  4. Yarış sonrasında, vücudunuzun toparlanmaya başlaması için doğru miktarlarda karbonhidrat ve protein alması gerekir. Toparlanma iki katmanlı bir süreçtir ve glikojen depolarının yenilenmesi için karbonhidrat, yıpranan kasların onarılması için de protein gerektirir.
  5. Yarışlar sırasında beslenme ihtiyaçlarınız zirveye çıktığı için yalnızca beslenmeyle bu ihtiyaçları karşılamanız güç olabilir. Fakat yine de, gıda takviyelerinin yalnızca bundan ibaret olduğunu düzenli ve sağlıklı beslenmeyi desteklediğini unutmamamız gerekir. Sporcu olarak, aldığınız kalori ve besinlerin büyük bir kısmını sağlıklı, “iyi” karbonhidrat kaynakları olarak değerlendirilen işlenmemiş tam tahıllı gıdalardan, meyve ve sebzelerden almanız ve protein ihtiyacınızı da işlenmemiş et, balık, az yağlı süt ürünleri ve bezelye gibi bitkisel kaynaklardan gidermeniz son derece önemlidir.

KİLO PROBLEMİNİZİN SORUMLUSU İŞ YERİNİZ OLABİLİR Mİ?

Eskiden çalıştığım bir işyerinde her sabah dinlenme odasında taze poğaça, simit gibi hamur işlerinden ikram edilirdi, üstelik bir kardiyoloğun kliniğiydi. Aslında poğaça sevmem ama kahve almak için gittiğimde bir iki ısırık almamak için kendimi zor tutuyordum. Bu ikramlarla yanlış bir mesaj verebileceğimizi defalarca belirttiğim halde, kimse bu hamur işlerinden vazgeçmedi.

Birkaç yıl önce yayınlanan bir işyeri çalışmasında Dr. Brian Wansink herhangi bir yiyeceğin görüntüsünün dahi ne kadar güçlü bir etki yaratabileceğini ortaya koydu. Dr. Wansink, bir plazada tüm sekreterlerin masalarına “Sekreterler Haftası hediyesi” olarak yarısı kapaksız ve yarısı da beyaz porselen kapaklı kaseler içerisinde çikolatalı şekerlemeler bıraktı. İki hafta boyunca her akşam ne kadar yendiğini sayıp kaseleri yeniden doldurdu. Kapaksız kaselerin daha büyük etki yarattığı açıkça belirlendi: Sekreterler bu kaselerdeki şekerlemeleri %71 oranında daha fazla tercih ettiler ve günde fazladan 77 kalori aldılar. Bunu bir yıl boyunca her gün gerçekleştirdiğinizde, yaklaşık 2,5 kg alırsınız. Yiyeceklere ulaşmanın zorluğu ne kadar yediğimizi belirleyen etkenlerden biridir. Farklı sekreterlerle yapılan bir başka çalışmada Wansink yine çikolatalı şekerlemelerle dolu kaseler kullandı, ancak her hafta kaselerin yerini değiştirdi. Kase bir hafta masanın üstündeyken, diğer hafta çekmecede ve sonraki hafta dosya dolabının üstünde tutuldu. Masanın üstündeki şekerlemelere ulaşmak kolay olduğu için sekreterler günde ortalama dokuz şekerleme yediler. Fakat ulaşmanın zor olduğu dosya dolabının üzerinde dururken, günde yalnızca dört tane yediler.

İşyerindeki şekerlemeler buzdağının görünen yüzüdür. İşyeriniz fazla kalorilere davetiye çıkaran bir mayın tarlası olabilir. Bunlarla başa çıkmak için iyi bir strateji geliştirmelisiniz. Bu yiyeceklerin gözünüzün önünde durmamasını sağlamalı ve sağlıklı alternatifler bulundurmalısınız. Bir danışanım, ofisteki öğle yemeklerinden uzak durmak için odasına bir mini buzdolabı alıp sağlıklı öğle yemeği alternatifleri ve atıştırmalıklarla doldurmuştu.

Özellikle akşamüstü midenizin kazındığı saatlerde, örneğin 15:00 veya 16:00 civarında otomatlar adeta sizi çağırır. Bu durum için de bir strateji geliştirmelisiniz. İş yerinde bozuk para tutmamayı düşünebilir ya da tuvalete giderken otomatın önünden geçmemek için başka bir yol bulabilirsiniz. En iyisi, iş yerine sağlıklı atıştırmalık getirmeniz olacaktır. Taze meyve, bir avuç kabuklu kuruyemiş, az yağlı peynir ve grissini ya da yoğurt tercih edebilirsiniz.

Son bir ipucu daha vereceğim: Yememeniz gereken muhtemelen aslında canınızın çekmediği bir yiyecek gördüğünüzde kendinize şu soruyu sorun: “Eğer bu (çörek, pizza, patlamış mısır) burada olmasa, yine de yemek ister miydim?”

Susan Bowerman Global Beslenme Eğitimlerinden Sorumlu Kıdemli Direktör

Kaynak: http://www.iyiyasiyorum.com/kilo-probleminizin-sorumlusu-is-yeriniz-olabilir-mi/

GÖZALTI TORBALARINDAN NASIL KURTULURSUNUZ?

Sizi bilmem ama ben bazen sabah uyanıp aynaya baktığımda kendimi tanımakta güçlük çekiyorum. Özellikle dışarıda geç saatlere kadar eğlendiğim gecelerin sabahında böyle oluyor. Sebebi her ne olursa olsun, kimse gözlerinin altında torbalarla uyanmak istemez. Bu torbalar bizi yorgun, stresli ve söylemek istemiyorum ama YAŞLI gösterir. İşte gözaltı torbalarıyla mücadelede işinize yarayacak dört basit ipucu:

  • Yatmadan en az 2-3 saat önce sıvı almamaya özen gösterin. Gözaltı torbalarının en önemli nedeni, sıvı toplanmasıdır. Göz etrafındaki cilt çok ince ve hassas olduğu için, sıvı birikmeye başladığında bu kısımda şişkinlik olabilir. İnanın, bu hiç de güzel bir görüntü değildir.
  • Düz yastıklar dostumuz değil! Son yıllarda geceleri söylediğim bir tekerlemeyi paylaşmak isterim: “Yastığım dolgun olsun, sabah yüzüm şiş olmasın.” Düz yastıklar, sıvı tutulumunun gözlerin etrafında toplanmasına izin verir. Daha dolgun bir yastıkla kafanızı biraz yüksekte tutarsanız sıvıların birikip gözaltı torbasına neden olmasını engelleyebilirsiniz.
  • Alkol ve tuz alımını sınırlı tutmaya gayret edin. Her ikisi de sıvı kaybına yol açarak gözaltı torbalarına ve şişliğe katkıda bulunur. Vücudumuz susuz kaldığında, savunma mekanizması devreye girerek su depolamaya başlar. Bu sıvı da gözlerimizin etrafında birikir. Alkol ve tuzu azalttığınızda farkı göreceksiniz.
  • Yorgunluğun bu durumda ciddi bir payı olduğunu kabul edelim. Hepimiz bilgisayar ve televizyon karşısında olması gerekenden fazla zaman geçiriyoruz. Halbuki hem gözlerimizi hem de vücudumuzu dinlendirmeliyiz. “Güzellik uykusu” kavramının bir sebebi olduğunu unutmayıp, bol bol güzellik uykusuna yatarsak gözaltı torbalarına veda etmemiz kolaylaşacaktır. Alerji, kalıtım, hormonal değişiklik ve beslenme biçimi de dahil olmak üzere gözaltı torbalarına etki eden birçok unsur mevcuttur. Son ipucu hepsinden pratik: Eğer gözaltı torbalarınızı kimsenin fark etmesini istemiyorsanız, güneş gözlüğü alın. Muhteşem görüneceksiniz ve kimse bütün gece dans ettiğinizi anlamayacak.

KADINLAR İÇİN GEREKLİ 5 VİTAMİN

  1. A vitamini

A vitamini antioksidan özelliği ile kemikleri, dişleri, yumuşak doku, cilt ve mukozanın gördüğü zararları onarır ve güçlenmesine yardımcı olur. Her yaştan kadının A vitamini ihtiyacı vardır. A vitamini ayrıca, kronik hastalık riskini azaltır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

A vitamini açısından zengin besinler; havuç, kavun, kabak, kayısı, domates, karpuz, brokoli, lahana, papaya, şeftali, kırmızıbiber, ıspanak, yumurta, karaciğer, süt ve güçlendirilmiş tahıllardır.

  1. B2 vitamini

Riboflavin olarak bilinen B2 vitamini sağlıklı bir metabolizma için çok önemlidir. Enerjiyi artırdığı gibi, karıncalanma, uyuşma, anksiyete, stres ve yorgunluğu azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir. B2 vitamini eksikliğinde kadınların hiç hoşuna gitmeyecek belirtiler ortaya çıkabilir. Metabolizma etkilenir, gözler soluklaşır, dil ve boğaz ağrısı oluşabilir, bağışıklık sistemi ve sinir fonksiyonları etkilenebilir, ağız ülserleri, dudak çatlakları, kuru saçlar, kırışıklıklar ve ciltte kaşıntı görülebilir.

B2 vitamini açısından zengin besinler; et, peynir, süt, yoğurt, yapraklı sebzeler, maya, yumurta, tahıllar, kepekli tahıllar, soya fasulyesi, badem, fındık ve mantardır.

  1. B6 Vitamini

Piridoksin olarak da bilinen B6 vitamini, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için gerekli olan temel vitamindir. Bu özel vitamin aynı zamanda depresyon, kalp hastalığı ve hafıza kaybının risklerinin azalmasına yardımcı olur. Vücudun hormon ve beyin kimyasalları üretmesini destekler. Aynı zamanda kan şekerini de düzenler. Hamile kadınların sabah bulantılarından kurtulması için B6 vitamini alması önerilir. Vücutta B6 vitamini eksikliği anemiye neden olabilir.

B6 vitamini açısından zengin besinler; tahıllar, avokado, muz, et, fasulye, balık, yulaf ezmesi, fındık, tohumlar ve kuru meyvelerdir.

  1. B7 Vitamini

Biotin olarak bilinen B7 vitamini, yağ asitlerinin işlenmesi, hücre büyümesi ve sentezi için gereklidir. Bu vitamin ter bezlerini, saç ve cildi sağlıklı tutar. Saçın uzamasını sağlar ve tırnakların kırılmasını önler. Ayrıca, B7 vitamini kemik büyümesi ve kemik iliği için gereklidir. Kolestrol seviyesini normal seviyede tutar. B7 Vitamini eksikliği çok nadir olarak görülür ancak görülmesi halinde saçlar dökülür, kalp atışları anormalleşir, uyuşukluk, anemi ve hafif depresyon gözlemlenebilir.

B7 vitamini açısından zengin besinler; balık, tatlı patates, badem, havuç, muz, kavun, sarı meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, kahverengi pirinç, biber, yumurta sarısı, yulaf ezmesi, süt, peynir, yoğurt, fındıktır.

  1. B9 Vitamini

Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, Alzheimer, depresyon, kanser ve hafıza kaybını önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda folik asit olarak da bilinen B9 Vitamini her kadın için önemlidir. Beyin sağlığı ve hücresel işleyişi geliştirir ve doğurganlığı artırır, gebelik sırasında bebeğin gelişimini sağlar.

B9 vitamini açısından zengin besinler; Koyu yeşil yapraklı sebzeler, portakal suyu, kuşkonmaz, kavun, çilek, güçlendirilmiş tahıllar, baklagiller, fasulye, maya ve yumurtadır.

 

Herbalife Aloe Konsantre İçecek nedir?

Afrika kökenli bir bitki olan Aloe Vera, bilinen en eski ve faydalı bitkilerden biri. İçerisinde çok sayıda mineral ve vitamin bulunuyor. Bunlardan bazıları vücut için çok önemli antioksidan özelliği taşıyan A, C, E vitaminleri, B vitamini (niasin,riboflavin, tiamin) ve folik asittir. Bu vitaminler, Aloe Vera’nın bağışıklık sistemini nasıl güçlendirdiğini gözler önüne seriyor.

Aloe Vera; kalsiyum, magnezyum, demir, fosfor, mangan, potasyum, bakır, çinko, selenyum gibi mineralleri de yapısında bulunduruyor. Eskiden beri özellikle Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Afrika’da geleneksel tedavide kullanılan bu bitkinin popülaritesi de kullanım alanı da son yıllarda gittikçe artıyor.

Sağlıklı beslenme alanında bir dünya markası olan Herbalife da aloe yaprağından elde ederek çok özel bir ürün üretti: Herbalife Aloe Konsantre İçecek. İçeriğinde yüzde 40 saf aloe vera suyu bulunuyor. Başta sindirim sistemi olmak üzere tüm dolaşım sistemine faydalı olan bir üründür.

Bu içecek, bağırsaklarınızdaki faydalı bakterileri desteklerken, zararlı olabilecek mantar ve bakterilerle savaşarak detox etkisi gösterir. Sindirim sistemine olan katkısından dolayı bağırsaklarınızla ilgili bir sorun yaşamıyor olsanız bile özellikle zayıflama sürecine girmiş kişilerin bu içeceği kullanması faydalı.

Herbalife Aloe Konsantre İçecek, düşük kalorisi, limon aromalı lezzeti ve serinletici etkisi ile bol su tüketilmesine yardımcı oluyor..

 

Neden içmeliyiz?

  • Tamamen bitkisel içeriklidir.
  • Sindirim sistemine yardımcı olur.
  • Yemekten sonra oluşan şişkinliği giderir.
  • Aleo mide çeperini bir zar şeklinde kaplayarak mideyi koruma altına alır. Bu sayede ülser ve reflü gibi mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Kilo verme programınıza yardımcı olur.

Herbalife Aloe Konsantre İçeceğini incelemek ve sipariş için tıkla

Shake’in Neler İçerdiğini Biliyor Musunuz?

Sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve kişisel bakım ürünleriyle bir dünya markası olan Herbalife’ın Formül 1 Öğün Yerine Geçen Besleyici Shake’i protein ve temel besinlerin birleşiminden oluşan lezzetli bir öğündür.

Peki 250 ml yarım yağlı sütle hazırlanan bir porsiyon shake’in neler içerdiğini biliyor muydunuz?

 

Kalsiyum   : 2 kâse sade yoğurttakine benzer miktarda kalsiyum

C Vitamini : 1 adet orta boy portakaldakine benzer miktarda C vitamini

E Vitamini : 1 yemek kaşığı Ayçiçek yağındakine benzer miktarda E vitamini

A Vitamini : 100 gr kaşar peynirindekine benzer miktarda A vitamini

Potasyum  : 1 adet muzdakine benzer miktarda potasyum

Protein      : 1 adet fırında pişmiş balık filetosundakine benzer miktarda protein